#izmir

Siz açın büyük çukurlarınızı!
Kum, çakıl, su, sonsuz hayal,
bir o kadar da dua karıştırın harca.
Uzatın beton kollarını zebellanın
yukarı, yukarı
ve daha yukarı.
İçinde erkenden çürüyecek çocuk sesleri olsun.
Müstakbel ölülerin kıt kanaat umutları olsun sıvalarında.

Siz, efendiler!
Tuğla ağızlı, taş göbekli canavarlarını
olmaz yerlerde büyütenler!
Giden gitti, konan uçtu,
kalanların ateşi aynı çıradan tutuştu.

Siz,
sahte Azrailleri yeryüzünün!
Şimdi gölgelere dönüşüp kaçın yine.
Kaçıp yeni çukurlar açın.
Biz
bunu da unuturuz yarın.

DC

#aşk

Gel,
otur,
anlat
Bilmesem de olur şeylerden söz et
Sen dedin diye
seveceğim o fuzuli demleri de

Gül,
gümüş köpükleri kabarsın sesinin
Herkesler eğreti baksın
Ben yine de yüzeceğim o denizde

Derya CESUR

Öte

Savaş vardı,
var,
var olacak.
Nefret vardı,
var,
var olacak.
Aşk vardı,           
var,
var olacak.

Acı, yalan, umut ve talan,
gözyaşı, kahkaha, merhamet ve ziyan
vardı,
var,
var olacak.

Ben yoktum,
varım,
yok olacağım.
Yani
mesele benden büyük.
Mesele
senden de büyük yani.

Şimdi bu öncesizlikte
ve şimdi
bu sonrasızlıkta
savaşta silah,
nefrette taraf,
aşkta figüranız seninle ben.

Acıda gözyaşı, keyifte kahkahayız birlikte.
Yalanın da talanın da sömürgesiyiz.
Geçmişin papağanı,
geleceğin kahiniyiz.


Shakespeare’in  
eskimeyen tiratlarıyız seninle ben.
Olmak ve olmamak arasında örselenmiş Hamlet’ten,
olmaz bir aşka sarılmış Ophelia’dan suretleriz.
Hain Kral Claudius’un 
soyu tükenmez  varisleri yüzünden
milyarıncı kere aynı zehirle öleniz
seninle ben.

Biz seninle
koca bir tekrarız aslında.
Doğduk, büyüdük, iki güzel düş kurduk diye
kendini nimetten sayanız.

Bizden çok yaşadı bu dünya,
daha da yaşayacak.
“İyi ki konduk üstüne,
iyi ki gördük göğü,
uçan kuşları”  de.
“İyi ki dokunduk yağmura, ağaca, sevgiyle tutan bir ele.”
Ötesi
bizden öte !