Öte

Savaş vardı,
var,
var olacak.
Nefret vardı,
var,
var olacak.
Aşk vardı,           
var,
var olacak.

Acı, yalan, umut ve talan,
gözyaşı, kahkaha, merhamet ve ziyan
vardı,
var,
var olacak.

Ben yoktum,
varım,
yok olacağım.
Yani
mesele benden büyük.
Mesele
senden de büyük yani.

Şimdi bu öncesizlikte
ve şimdi
bu sonrasızlıkta
savaşta silah,
nefrette taraf,
aşkta figüranız seninle ben.

Acıda gözyaşı, keyifte kahkahayız birlikte.
Yalanın da talanın da sömürgesiyiz.
Geçmişin papağanı,
geleceğin kahiniyiz.


Shakespeare’in  
eskimeyen tiratlarıyız seninle ben.
Olmak ve olmamak arasında örselenmiş Hamlet’ten,
olmaz bir aşka sarılmış Ophelia’dan suretleriz.
Hain Kral Claudius’un 
soyu tükenmez  varisleri yüzünden
milyarıncı kere aynı zehirle öleniz
seninle ben.

Biz seninle
koca bir tekrarız aslında.
Doğduk, büyüdük, iki güzel düş kurduk diye
kendini nimetten sayanız.

Bizden çok yaşadı bu dünya,
daha da yaşayacak.
“İyi ki konduk üstüne,
iyi ki gördük göğü,
uçan kuşları”  de.
“İyi ki dokunduk yağmura, ağaca, sevgiyle tutan bir ele.”
Ötesi
bizden öte !