Mavi Beyaz

“Mavi, derinliğin rengidir,
seveni de çoktur, sevmeyeni de,” dedi sandalye.
“Baktığında maviye, artık kim ne kadar derine inebilirse!”
diye devam etti masa.
Sonra ne kadar kulak kabartsam da başka bir ses duyamadım.
Çekip sandalyeyi oturmak istedim; kıyamadım.
Denize yaklaşıp maviye baktım,
tam derine dalacaktım ki
uykumdan kalktım!
Özkan SARI

“Beyaz saflığın rengidir,” dedi gün, ilk ışıklarıyla karanlığı yırtarken.
“Bileni de çoktur, bozanı da.”
“Kimi bakarken karartır, kimi tutarken,” diye devam etti martı,
mavi suyun üstünde  çığlık çığlığa uçarken.
Sonra ne kadar merak etsem de başkaca bir cevap bulamadım.
Dayayıp dirseklerimi pencerenin pervazına
bir kartpostala dönüşmek istedim, yapamadım.
Açılan göğe,
az sonra gürültünün karnında eriyecek olan dinginliğe baktım,
İçimden dilime koşup durdu kelimeler.
Söyleyecektim,
uyudum kaldım.

Derya CESUR