Oradakine

İçimi kurutuyor bu ülke biliyor musun?

Öyle güneşiyle, susuzluğuyla falan değil üstelik;

üzerime yağan sesten çamurlarıyla, yutamadığım, çiğ bir iradenin destursuz salınımlarıyla…

Umudumu törpülüyor bu ülke,

utanmazlıktan, kabalıktan, hadsizlikten gün be gün kararan yüzüyle.

Mutlulukla, huzurla, gururla nefes alma hakkımı edepsizce çalıyor..

Kulaklarım midemi bulandırıyor biliyor musun?

Senin duyduklarınla, öbürünün duyup umursamadıklarıyla…

Kulaklarım işitmekten esef duyuyor bunca riyayı, bu tilki masallarını. Öyle ki, işini yapmaktan mahcup yangın yerine dönüyor.

Gözlerim usanç içinde biliyor musun?

Yüzüme bakmayı istemiyor aynalarda.

Çatımın altına kadar sokulan çirkinlikleri seyretmekten gömdü ışığını geçmişe.

Her duyu organım bir delik açıyor ruhumda. Direnebilmek için sığınaklara koşuyor keyif meleklerim.

Okurum ben biliyor musun?

Yemek içmek gibi, uyumak gibi, nefes almak gibi okurum.

Pek çok güzel şey biriktiririm üstelik;

İnsanlar, manzaralar, şehirler, ülkeler…

Ve onlara ait düşünceler, hisler biriktiririm.

Gölgesine girdiğim ağaca, toprağıma dökülen yağmura hürmet etmeyi de

hayatı yaşanabilir kılan canlı cansız her varlığa teşekkürü de okudukça öğrenirim.

Okuduğum için bilirim insan için insan öldürmemek, insan için insanı ezmemek, hak ararken hak yememek gerektiğini.

Kendimden güçlü, kocaman bir evrensel güce, bir yaratıcıya okuduğum için inanırım. Demem o ki, bildikçe tamamlanırım.

Bir sakız kağıdını yanlışlıkla yere atmışlığım yoktur belki 20 senedir.

Ağzım sevmez küfrü, dedikoduyu yüreksiz bulur aklım.

İlkelerle döndürürüm dünyamı, kulluk yapmam tartışılamayan hiçbir fikre.

Bencileyin, ahlaksal ve düşünsel ilerlemektir tek görevim. Bir gün güçlü olursam sana da, ona da, öbürüne de ancak bu şekilde adil bir yaşam hakkı tanırım.

İnsan olmaya çalışıyorum biliyor musun?

Gördüklerime, işittiklerime ve hissettiklerime rağmen hala temiz bir ideale inanmaya çalışıyorum.

Evimdeki kara kutudan hayatıma sızan yalanlara, entrikası pembe dizileri sollayan politika insanlarına ve onların yarattığı enkaz ahlak anlayışına rağmen, köpüren dalgalar arasına pike yapıp rızkını çıkartmaya çalışan bir kuştan ötürü gerçeği hatırlamaya çalışıyorum .

Ne hissediyorum biliyor musun?

Orada, sana belletilen yerde, doğru durmak adına gelişmek, ilerlemek, sorgulamak, sorumlu hissetmek ve kalıbından bir insan çıkarmak adına en ufak bir endişen yoksa beni fena halde kirletiyorsun demektir.

Ben dik durmaya çalışırken, senin kirli torbanın yüküyle bükülüyorsa belim

Lafı uzatmaya hiç gerek yok; cehenneminden korkmuyorsun demektir.

 

Derya CESUR

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s